Turizmin Bütün Paydaşlarına Dair Haberler...

Kazı İzleri sergisi Aksaray Müzesi’nde…

0

Orta Anadolu tarihinin “sıfır noktası” olarak kabul edilen, ve çalışmaların 32 yıldır devam ettiği Aşıklı Höyük’ün 10.500 yıllık tarihi Aşıklı Höyük Dostları Derneği’nin çabalarıyla çağdaş sanatla buluştu.

Derneğin, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği’nin mali desteği ile hayata geçirilen “Ortak Kültür Mirası: Türkiye ve AB Arasında Koruma ve Diyalog-II” hibe programı kapsamında geliştirdiği “Sanat ve Arkeoloji: Kültürlerarası Diyalog” projesi, Aşıklı Höyük’ü tanıtmayı, kültürel mirasın özellikle yöre halkı tarafından benimsenmesini ve korunmasını sağlamayı hedefliyor.

İlk sergi İstanbul’da

“Kazı İzleri” sergisi, İngiltere, İspanya, ABD, Kolombiya ve Türkiye’den 13 sanatçının, Aşıklı Höyük’ten esinlenerek ve Aşıklı’yı kazan arkeologlarla diyalog içinde ürettikleri eserlerden oluşuyor.

Sergi ilk olarak İstanbul’da açıldı, hem sanatseverler hem de ulusal medyadan büyük ilgi gördü. Daha sonra, proje ortakları olan, Dundee Üniversitesi (İskoçya) ve Barcelona Özerk Üniversitesi (İspanya) salonlarında, sanat, kültür ve tarih meraklılarıyla buluştu. Ve son olarak, Aşıklı Höyük’ün bulunduğu coğrafyaya, yuvasına döndü, Aksaray Müzesi’nde sergileniyor.


‘Tarih öncesi mirası görebilecekler’

Serginin Aksaray Müzesi salonunda açılıyor olmasının ayrı bir önemi olduğunu vurgulayan Aşıklı Dostları Derneği yönetim kurulu başkanı Ferhat Boratav, “Düşünün, 13 sanatçımızın eserleriyle, o eserlere ilham veren Aşıklı Höyük kazısından çıkan bilimsel buluntular, aynı çatı altında olacak. Sergiyi gezen konuklar, hemen alt katta, bu sergiye kaynaklık eden tarih öncesi mirası görebilecekler. Bu, İstanbul, Dundee ve Barcelona’da sergiyi gezenlerin sahip olamadığı bir fırsat” diyor.

Sanatla bilim arasındaki diyalog

İstanbul, Dundee ve Barcelona’da sergilerin yanı sıra Aşıklı Höyük ve tarih öncesi Anadolu’nun, sanatla bilim arasındaki diyaloğun öneminin konuşulduğu, yüz yüze ve çevrimiçi seminerler yapıldı.

Aksaray’da ise ayrıca Gülağaç ilçesinde gençlerle tarih ve kültürel miras, Kızılkaya köyü kadınlarıyla da, Aşıklı çevresinin bitkisel zenginliği konulu atölye çalışmaları yürütüldü.


Aşıklı Höyük Anadolu’da en iyi çalışılmış Neolitik yerleşimlerden biri. Araştırmalar 2016’dan bu yana kazı başkanı Prof. Dr. Mihriban Özbaşaran ve başkan yardımcısı Doç. Dr. Güneş Duru yönetiminde sürüyor.

Projenin bitiş noktasının Aksaray’da

Aşıklı Höyük Anadolu’da en iyi çalışılmış Neolitik yerleşimlerden biri. Araştırmalar 2016’dan bu yana kazı başkanı Prof. Dr. Mihriban Özbaşaran ve başkan yardımcısı Doç. Dr. Güneş Duru yönetiminde sürüyor.

“Kazı İzleri” sergisini tanıtmak üzere, geçen yıl yaptıkları basın toplantısı daha bitmeden, Projenin bitiş noktasının Aksaray’da olması gerektiği gerçeğini gördüklerini belirten Boratav, “Medya mensuplarının ısrarlı soruları, sanatçılarımızın görüşü ve tabii Aksaray’da konuştuğumuz her yetkilinin talebi bu yöndeydi. Bu doğru ve güzel fikir bizi hem heyecanlandırdı, hem de, doğrusu biraz korkuttu. ‘Yuvaya dönüş’ için, proje akışında, takviminde değişiklikler yaptık” diyor.

‘Yeni dostlar kazandırdı’

“Kazı İzleri” sergisinde eserleri sergilenen sanatçılardan Şahin Domin, Ahmet Rüstem Ekici, Leyla Emadi, Osman Nuri İyem, Hakan Sorar ve Anita Taylor açılış için Aksaray’a geldiler.

Şahin Domin, Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Programı hocaları ve öğrencileriyle bir heykel atölyesi düzenledi. Osman Nuri İyem, Aksaray Fotoğraf Sanatı Derneği AKFOD işbirliğiyle, “kültürel mirası fotoğraflamak” konulu bir atölye ve sohbet yaptı.

Ferhat Boratav, “Kazı İzleri sergisi bize ve Aşıklı Höyük’e, hem İstanbul’da hem de Avrupa’da yeni dostlar kazandırdı. Şimdi aynı sonucu Aksaray’da bekliyoruz. Bu sergi sadece bir başlangıç. Aşıklı Höyük’e ilgimiz, desteğimiz, Aksaray’ın tanıtımına katkımız sürecek” dedi.

Fırat Arapoğlu – “Kazı İzleri” sergisi eş küratörü

Sinop, Çanakkale, Mardin gibi şehirlerde düzenlenen bienallerde yer aldım. “Kazı İzleri” sergisiyle birlikte Aksaray’ı da dahil edebileceğimiz, bu türden İstanbul dışı çağdaş sanat etkinlikleri, hem yerel, hem uluslararası bir karşılaşma alanı olarak oldukça değerli geliyor bana. Bu anlamda, Aksaray’da yaşayan, üreten sanatçılar, güzel sanatlar liseleri ve güzel sanatlar fakültelerinde sanat eğitimi alan gençlerle uluslararası ölçekte bir karşılaşma yaratmış olmamız önemli.

Bu ölçekte gerçekleştirilen kültürel bir etkinliğe kolektif destek bulabilmek de birçok açıdan motive edici. Bir tür dayanışma pratiğinin samimi bir biçimde Aksaray’da da işlediğini deneyimlemiş olduk.

Sergi, Arkeoloji Müzesi’nde yer almasıyla da kente ve bölgeye dair bir algının oluşturulmasını destekleyecek biçimde kurgulandı. Bizim amacımız, bu algıda Aksaray’ı, kendi gerçekliğinden çıkarmadan, kentin belleği, hafızası, mimarisi, dönüşümü ve sosyal dinamiklerini de hissedebileceğimiz bir sahne olarak bütün halinde görebilmekti. Sergi dışında düzenlenen atölyelerle de sadece görsel bir sunumu değil, toplumsal bir dinamiği harekete geçirmeye çalıştık.


“Kazı İzleri” sergisi sanatçılarından Şahin Domin Aksaray Üniversitesi öğrencileri için düzenlenen heykel atölyesinde

‘Ekonomik fayda ve sosyal değer yaratmada kilit bir rol oynuyor’

İskoçya’daki Dundee, ülkenin diğer kentlerine göre, ölçek ve tarihçesi açısından Aksaray’la kıyaslanabilecek bir kent. Sanayi gücünü kaybetmiş, ama şimdi yaratıcı endüstrileri kullanarak kalkınma hamlesi yapıyor. Kültür sektörünün kent hayatındaki önemini, “Sanat ve Arkeoloji” projesinde Aşıklı Dostları’nın ortağı Dundee Üniversitesi Sanat ve Tasarım Okulu’nun dekanı, ve “Kazı İzleri” sergisinin sanatçısı Prof. Anita Taylor şöyle anlattı:

“Dundee, İskoçya’nın doğu kıyısında, 150.000 nüfuslu küçük bir şehir; zamanında denizcilik, tekstil ve gazete yayıncılığında güçlüymüş, ama bu gücünü çoktan yitirmiş. Şimdi, post-endüstriyel bir şehir olarak, kalbinde yaratıcılık ve kültür olan güncel bir yenilenme stratejisi var. Dundee şehri, yaratıcı endüstriler ve kültür sektörü aracılığıyla sosyal ve ekonomik dönüşümü gerçekleştirecek araçları, yetenekleri, azmi geliştirmeye çalışıyor.

Burası Birleşik Krallık’taki tek UNESCO Yaratıcı Tasarım Şehri… Victoria & Albert müzesinin Londra dışındaki ilk şubesi V&A Dundee 2018’de burada açıldı. Daha ilk yılında, İskoçya genelinde 75 milyon sterlinlik bir ekonomik etki yarattı, Dundee ekonomisine 21 milyon sterlin kazandırdı. V&A Dundee ile Dundee Üniversitesi Sanat ve Tasarım Okulu, İskoçya Yatırım Ajansı tarafından desteklenen ortak bir girişim yarattı: Şirketler İçin Tasarım. Bu girişim yaklaşık 700 İskoç işletmesinde, 1100’den fazla profesyonel için tasarım inovasyonu atölyeleri düzenledi.

Yaratıcı Endüstriler ve Kültür Sektörü, ekonomik fayda ve sosyal değer yaratmada kilit bir rol oynuyor.”

Bir önceki 2. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali başladı başlıklı yazımızda Festi̇val, İzmi̇r ve Livaneli hakkında bilgiler verilmektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.